top of page
Rumeysa Uzunoğlu

Rumeysa Uzunoğlu

Admin

Sosyoloji öğrencisi, dijital içerik yazarı ve editörü, podcaster,okçu.

Diğer Eylemler

Profil

Katılım tarihi: 6 Ağu 2024

Hakkında

Merhaba! Ben Rumeysa Uzunoğlu, sosyoloji öğrencisiyim. Aynı zamanda herkes gibi sıradan bir okuyucu ve izleyiciyim.

"Tutunamayanlar", üzerine düşündüğüm sosyolojik, psikolojik, felsefi konular üzerine analizlerimi, izlediğim dizi ve filmlerin, okuduğum kitapların incelemesini paylaşmak amacıyla kuruldu.


Bu platform, okuduklarını zihin sarayından çıkarıp yazıya dökmeyi amaçlayan, toplumun karmaşık yapısını hâlâ anlamaya çalışan, insan davranışlarını açıklanabilir makul bir zemine oturtmaya çabalayan ve içinde bulunduğu kültürel yapıyı ve toplumu yirmi yıldır hazmetmeye çalışan yani "tutunamayan" birinin ürünü. Burada bulacağınız içerikler, bir aday sosyoloğun gözünden süzülen düşünceleri ve bakış açılarını yansıtıyor. Amacım, tutunamayanlarla birlikte düşünüp sorgulamak ve tutunacak şeyler bulmak.


Tüm bunlara rağmen ben de insan olmanın doğal olarak getirdiği çelişkileri taşıyarak, tüm bunları düşünüp sorgulamanın sonunda, Sisifos'un sonsuza kadar yeniden düşeceğini bildiği o dev kayayı tepeye çıkarma çabasının "ne anlamı var ki?" demekten kendimi alamıyorum. İşte sloganımızın ve logomuzun hikayesi de bu.

Yazılar (21)

31 Ara 20251 dk.
Herkes Gider Mi?
Geçtiğimiz sene, dünya ağrımın şahidini aldı benden; yaşam irademin kaynağını, yaşama istencimi, evimi.. Gözlerimdeki tüm ışıltı, ölümün zifiri karanlığına karıştı. Bak boğazım üşüyor şimdi- belki gelirsin diye saçlarımı da kurutmadım zaten, Takvimler yeni bir seneyi gösterirken, sevdiğim adam geçmişte kalıyor- gücüm yetmiyor zamanı durdurmaya. Yokluğunda bile bütün hayatım senin sevginle sarıp sarmalanıyor. sanki bu sevgi bir battaniye değil de bir kefen. Senden sonra biri girdi hayatıma—...

24
0
2
12 Ara 20251 dk.
Ölmek Arzusu
Kan kustum defalarca; “Tanrı’nın bahşettiği bir lütuf” dediler. Ciğerimi delip geçen bir acıyla sırtımı yaslayacak bir yer bulamadım. Hangi cengin ortasında kaldım? Niçin savaşmam gerekti? Kim ki bu— beni sınama cürretini gösterdi? Hangi vakit aynı acının paydaşı olduk? Ciğerimiz nasıl söndü? Kalbimiz ne vakit böyle güçsüz düştü? Bir yıl mı geçti yoksa zaman, kendi kuyruğunu mu ısırdı? Kaç yüzyıl.. Kaç acı geçti yedimin üstünden? Ben yine, doğduğum gün, en güzel yaşımda, ölmek arzusu...

24
0
9 Ara 20251 dk.
henüz çok erken/henüz çok geç
hiçliğim bu soğuk sabahların tehdidi altında her salise bir veda avuçlarımda kıvranıyorken bu karanlık perde de bizi saklı tutuyor zihnimin yankıları durmadan fısıldıyor: "nasıl olsa yiteceksiniz" diye kendi dünyamın saf kabuğunda saklanırken, beni inançsızlığımdan alıkoydun. ne tuhaf, kalbim acının taşından yontulmamış meğer. "sen bana bu dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu öğrettin" avuçlarından saçlarıma uzanan o yolda sanki çocukluğumun düğümünü açıyor parmakların; zehrim,...

23
0
1
bottom of page