Ölüyorsun
- Rumeysa Uzunoğlu

- 3 May
- 1 dakikada okunur
Bir akşamüstü adın bir mısrada geçince
Susuzluğum çıkıyor günyüzüne
Açlığım beliriyor ruhumun her köşesinde
Hiç görmediğin evim,
hasretten bir dumanla kaplanıyor.
Küçük bir kız çocuğunun ıslak
dökülmüş kirpiklerine rastlıyorum
zavallı evin her köşesinde.
Bugünlerde değil, her gün
acın acıma,
etin etime katılıyor.
Ölülüğün bedenime
Ömrüm ömrüne biat ediyor.
Öyle seviyorum seni
Sislidir
Ömürlüktür
Kara bir hücredir hasretim
Lekeli bir kadehe karışan ucuz bir şaraptır.
Eski bir dumana karışan küldür hasretim
Biliyorum ölümüm bundan olacak.
Ne güzel!
Neden mi?
Sen yoksun.
Sevdiğim beni bir şiir dizesine koydu,
sen yine yoktun.
Saçlarım kırıldı,
Gözlerim yaşlandı
Sen yine yoktun.
Kalk
Kafamın içindeki eski bir hatıra değilsin sen
Kalk.
Sevmekte olduğum kimse tanıyamacak mı seni?
Sendeki beni kimse bilmeyecek mi?
Kara bayram geçti üstümüzden
Kalk bak
Üstünü en sevdiğin çiçekler örtmüş
Sen yine de üşüyorsun
Bize ısınmak namümkün.
Olmayan bir Tanrıyla barışmayı bir kenara bırak
Kendimle bile sensiz barışamıyorum.
Sana zaten küsemiyorum.
Bekliyorum kabuslarımdan kurtulup
Bir düşe uyanmayı
Elbet senin sağ salim olduğun bir düşe
Olmuyor.
Her gün ölüyorsun
Bu sabah yine öldün,
Dün gece uyurken de ölüydün
Yarın tekrar tekrar öleceksin.
Olmuyor.
Elimi son bıraktığında
İçine kapanık bir çocuktum
Şimdi kendi gölgesinden kaçınan bir yetişkin.
Her zaman olduğu gibi
Beni kendimden koru
Beni dünyanın geri kalanından,
yokluğundan koru.
Ciğerlerimde küllerini taşıyorum.
Kalk o topraktan
Bak, gidişin beni yaralı bir şair yaptı.
Seni ise ölü bir şiir.







Yorumlar